Ayrılmaya ilişkin kaygı çocuk gelişiminin bazı dönemlerinde beklenen bir durumdur. Klinik açıdan önemli hale gelmesi; kaygının yaş ve gelişim düzeyine göre aşırı olması, süreklilik göstermesi ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesiyle ilişkilidir.
Ayrılma Kaygısı Nasıl Görülebilir?
Kişi bağlandığı kişiden uzak kalacağı durumlarda yoğun endişe yaşayabilir, ayrılmayı gerektiren etkinliklerden kaçınabilir veya yakınının başına kötü bir şey geleceğine ilişkin sürekli düşünceler geliştirebilir. Çocuklarda okula gitmek istememe, yalnız kalmakta güçlük veya ayrılık öncesinde bedensel yakınmalar görülebilir.
Çocuklukta Her Ayrılma Kaygısı Sorun mudur?
Hayır. Özellikle erken çocukluk döneminde bakım veren kişiden ayrılmaya tepki göstermek gelişimin doğal bir parçası olabilir. Değerlendirmede çocuğun yaşı, gelişimsel düzeyi, kaygının ne kadar sürdüğü ve eğitim, sosyal yaşam ya da aile düzenini ne ölçüde etkilediği dikkate alınır.
Ayrılma Kaygısı Yetişkinlerde de Görülür mü?
Evet. Yetişkinlerde eş, çocuk, ebeveyn veya yakın olunan başka bir kişiden ayrılmaya ilişkin yoğun endişe görülebilir. Kişi yalnız kalmaktan kaçınabilir, yakınlarının güvenliğini sık sık kontrol etme ihtiyacı hissedebilir veya ayrılık gerektiren iş ve seyahatlerden uzak durabilir.
Ne Zaman Değerlendirme Önemlidir?
Kaygı beklenen gelişimsel düzeyin belirgin biçimde ötesindeyse, uzun sürüyorsa veya okul, iş, sosyal yaşam ve aile ilişkilerini etkiliyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir. Değerlendirmede yakın zamanda yaşanan kayıplar, yaşam değişiklikleri ve eşlik eden başka kaygı belirtileri de göz önünde bulundurulur.
