Travmatik bir olaydan sonra korku, irkilme, uyku güçlüğü veya olayla zihinsel olarak meşgul olma görülebilir. Bu tepkilerin varlığı tek başına akut stres bozukluğu anlamına gelmez. Belirtilerin niteliği, yoğunluğu, süresi ve günlük yaşama etkisi birlikte değerlendirilir.
Travma Sonrasında Hangi Belirtiler Görülebilir?
Kişide travmatik olayla ilgili istemsiz anılar, rahatsız edici rüyalar veya olay yeniden oluyormuş gibi yoğun deneyimler gelişebilir. Travmayı hatırlatan kişilerden, mekanlardan veya konuşmalardan uzak durma görülebilir. Uyku bozukluğu, kolay irkilme, dikkat güçlüğü ve çevreyi sürekli tehdit açısından izleme gibi uyarılmışlık belirtileri de tabloya eşlik edebilir.
Dissosiyatif Belirtiler Olabilir mi?
Bazı kişiler travmanın ardından çevreyi gerçek dışı veya uzaklaşmış gibi algılayabilir ya da kendisini kendi bedeninden ve duygularından kopuk hissedebilir. Olayın bazı bölümlerini hatırlamakta güçlük de görülebilir. Bu deneyimler herkeste ortaya çıkmaz; akut stres bozukluğunda farklı belirti kümeleri bir arada bulunabilir.
TSSB ile Arasındaki Fark Nedir?
Akut stres bozukluğu travma sonrasındaki erken dönemi tanımlar. Travma sonrası stres bozukluğunda ise belirtilerin daha uzun süre devam etmesi ve belirli bir örüntü oluşturması önemlidir. Bu nedenle travmanın hemen ardından yaşanan her yoğun stres tepkisini TSSB olarak adlandırmak doğru değildir.
Ne Zaman Önem Kazanır?
Belirtiler uyku, çalışma, eğitim, ilişkiler veya günlük sorumlulukları belirgin biçimde etkiliyorsa değerlendirme anlamlı olabilir. Travma sonrasında kişinin güvenliği, genel sağlık durumu ve eşlik eden belirtiler de göz önünde bulundurulur. Amaç doğal stres tepkilerini hastalıklaştırmak değil, belirgin işlev kaybını ve klinik olarak önemli belirtileri ayırt etmektir.
