Psikiyatri sözlüğü

Kişiselleştirme Nedir?

Kişiselleştirme, kişinin kendisiyle doğrudan ilişkili olduğuna dair yeterli kanıt bulunmayan olumsuz olayları gereğinden fazla kendi sorumluluğu veya kendi davranışlarının sonucu olarak yorumlamasıdır.

Kişiselleştirme bilişsel çarpıtmalardan biridir. Kişi çevresindeki olayları değerlendirirken kendi payını olduğundan büyük görebilir ve başka açıklamaları gözden kaçırabilir.

Kişiselleştirme Nasıl Görülebilir?

Bir arkadaşının sessiz olmasını kendi yaptığı bir hataya bağlamak, bir toplantının kötü geçmesinden kendisini tamamen sorumlu tutmak veya başka insanların duygularını kendi davranışlarının doğrudan sonucu gibi değerlendirmek örnek olabilir.

Sorumluluk Almak ile Kişiselleştirme Aynı Şey midir?

Hayır. Gerçekten katkımız bulunan bir olayda sorumluluk almak sağlıklıdır. Kişiselleştirmede ise kişinin etkisi sınırlı veya belirsiz olduğu halde sorumluluk orantısız biçimde üstlenilir ve dış etkenler yeterince dikkate alınmaz.

Kişiselleştirme Hangi Duygularla İlişkili Olabilir?

Suçluluk, utanç, kaygı veya yetersizlik duyguları bu düşünce biçimiyle birlikte görülebilir. Kişi kendisini sürekli sorunların kaynağı olarak değerlendirdiğinde sosyal ilişkilerde geri çekilme veya aşırı telafi çabaları ortaya çıkabilir.

Düşünce Nasıl Yeniden Değerlendirilebilir?

Olay üzerindeki gerçek etki payı, başka kişilerin veya koşulların rolü ve eldeki somut kanıtlar gözden geçirilebilir. Amaç sorumluluğu tamamen reddetmek değil, kişinin payını gerçekçi ve orantılı biçimde değerlendirmektir. Özellikle otomatik olarak kendini suçlama eğilimi varsa alternatif açıklamaların bilinçli biçimde incelenmesi yararlı olabilir.

İlgili Sayfalar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşır ve kişisel değerlendirme veya tanı yerine geçmez.
Psikiyatri sözlüğüne dön