Aşırı genellemede kişi bir deneyimi yalnızca o olayın koşulları içinde değerlendirmek yerine benzer tüm durumlara yayılan genel bir kural gibi yorumlayabilir.
Aşırı Genelleme Nasıl Görülebilir?
Bir sınavda başarısız olan kişinin “Ben hiçbir şeyi başaramam” ya da bir ilişkide hayal kırıklığı yaşayan kişinin “İnsanlara asla güvenilmez” sonucuna varması aşırı genellemeye örnek olabilir. Ortak özellik, tek veya sınırlı bir deneyimin geleceğe ve farklı durumlara geniş biçimde uygulanmasıdır.
Aşırı Genelleme ile Gerçekçi Sonuç Çıkarma Arasındaki Fark Nedir?
Geçmiş deneyimlerden öğrenmek günlük yaşamın doğal bir parçasıdır. Sorun, eldeki kanıtın desteklediğinden daha geniş ve kesin bir sonuca ulaşılmasıdır. Gerçekçi değerlendirmede benzerliklerin yanında farklılıklar, istisnalar ve yeni koşullar da hesaba katılır.
Dil Kullanımı Bu Düşünce Biçimini Nasıl Gösterebilir?
“Her zaman”, “hiçbir zaman”, “herkes” veya “hiç kimse” gibi mutlak ifadeler bazen aşırı genellemenin ipucu olabilir. Ancak bu kelimelerin kullanılması tek başına bilişsel çarpıtma olduğu anlamına gelmez. Düşüncenin hangi kanıtlara dayandığı ve istisnaların göz ardı edilip edilmediği önemlidir.
Aşırı Genelleme Neden Önemlidir?
Bu düşünce biçimi kişinin kendisi, ilişkileri veya geleceği hakkında katı ve olumsuz sonuçlara ulaşmasına katkıda bulunabilir. Özellikle kaygı ve depresif dönemlerde olumsuz deneyimler daha geniş biçimde yorumlanabilir. Bilişsel değerlendirmede amaç düşünceyi zorla olumlu hale getirmek değil, ulaşılan sonucun mevcut kanıtlarla ne ölçüde desteklendiğini incelemektir.
