Bir kez panik atak yaşamak panik bozukluk olduğu anlamına gelmez. Panik bozuklukta asıl sorun çoğu zaman yalnızca atağın kendisi değil, sonrasında gelişen “yeniden olacak mı?” kaygısıdır.
Panik Atak ile Panik Bozukluk Arasındaki Fark
Panik atak; yoğun korku veya rahatsızlığın kısa sürede yükseldiği, çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı hissi, baş dönmesi veya kontrolü kaybetme korkusu gibi belirtilerin eşlik edebildiği bir durumdur. Panik atak farklı psikiyatrik veya tıbbi durumlarda da görülebilir. Panik bozuklukta ise beklenmedik atakların tekrarlaması ve kişinin sonraki ataklarla ilgili kalıcı kaygı veya davranış değişiklikleri geliştirmesi önemlidir.
Atak Beklentisi Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?
Kişi daha önce atak yaşadığı yerlerden kaçınabilir, yalnız kalmak istemeyebilir, kalp hızını veya nefesini sürekli kontrol edebilir ya da yanında belirli bir kişinin bulunmasını güvence olarak görebilir. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatıcı görünse de zamanla günlük yaşamın giderek daha fazla kaygı etrafında düzenlenmesine yol açabilir.
Agorafobi ile İlişkisi Nedir?
Bazı kişiler panik atağın ulaşım aracında, kalabalık bir yerde veya evden uzakta ortaya çıkmasından korkmaya başlayabilir. Kaçmanın ya da yardım almanın zor olacağını düşündükleri durumları giderek daha fazla sınırlandırmaları agorafobik bir örüntüye dönüşebilir. Bununla birlikte panik bozukluk ve agorafobi ayrı kavramlardır ve biri olmadan diğeri görülebilir.
Fiziksel Belirtiler Neden Önemlidir?
Panik sırasında yaşanan bedensel belirtiler oldukça gerçek ve yoğun olabilir. Ancak çarpıntı, göğüs rahatsızlığı veya nefes darlığı gibi yakınmalar yalnızca panik atağa özgü değildir. Özellikle ilk kez ortaya çıkan, farklı özellik gösteren veya tıbbi açıdan endişe yaratan belirtilerde fiziksel nedenlerin değerlendirilmesi önem taşır.
