Psikiyatri sözlüğü

Duyusal hassasiyet Nedir?

Duyusal hassasiyet, ses, ışık, dokunma, koku, tat veya bedensel duyumlar gibi uyaranların kişi tarafından alışılmıştan daha yoğun ya da rahatsız edici biçimde algılanabilmesini ifade eder.

Duyusal hassasiyet tek başına psikiyatrik bir tanı değildir. Bazı kişilerde belirgin bir bireysel özellik olarak bulunabilirken, nörogelişimsel durumlar, kaygı veya yoğun stres dönemlerinde daha belirgin hale gelebilir.

Duyusal Hassasiyet Günlük Yaşamda Nasıl Görülebilir?

Kişi sıradan kabul edilen sesleri çok yüksek, bazı ışıkları rahatsız edici veya belirli kumaş ve dokuları tahammül edilmesi güç bulabilir. Kalabalık ve çok uyaranlı ortamlarda zihinsel yorgunluk, huzursuzluk veya ortamdan uzaklaşma isteği ortaya çıkabilir.

Her Rahatsız Edici Uyaran Duyusal Hassasiyet midir?

Hayır. Çok yüksek ses, güçlü ışık veya yoğun koku çoğu kişiyi rahatsız edebilir. Duyusal hassasiyet kavramı, başkalarının daha kolay tolere ettiği uyaranların kişide tekrarlayıcı ve belirgin bir rahatsızlık oluşturması durumlarında daha anlamlıdır.

Kaygı Duyusal Hassasiyeti Artırabilir mi?

Yoğun kaygı veya bedensel uyarılmışlık sırasında kişi çevresindeki seslere, bedensel duyumlara veya başka uyaranlara daha fazla odaklanabilir. Bu nedenle hassasiyet bazı dönemlerde artıp azalabilir. Bununla birlikte her duyusal hassasiyet kaygıyla açıklanamaz.

Ne Zaman Değerlendirme Yararlı Olabilir?

Duyusal hassasiyet okul, iş, sosyal yaşam veya günlük rutinleri belirgin biçimde etkiliyorsa ayrıntılı değerlendirme yararlı olabilir. Belirtilerin çocukluktan beri bulunup bulunmadığı, hangi duyusal alanlarda görüldüğü ve dikkat, kaygı veya nörogelişimsel özelliklerle ilişkisi birlikte ele alınır.

İlgili Sayfalar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşır ve kişisel değerlendirme veya tanı yerine geçmez.
Psikiyatri sözlüğüne dön