Affekt kişinin iç dünyasındaki bütün duyguları doğrudan göstermez. Klinik değerlendirmede kişinin ne hissettiğini söylemesi ile bu duygunun dışarıdan nasıl göründüğü birlikte ele alınır.
Affekt Nasıl Değerlendirilir?
Değerlendirmede yüz ifadesi, göz teması, ses tonundaki değişiklikler, jestler ve kişinin konuştuğu konuya verdiği duygusal tepki göz önünde bulundurulur. Affekt canlı, kısıtlı, künt veya değişken biçimde tanımlanabilir. Bununla birlikte tek bir görüşmedeki görünüm kişinin genel duygusal yapısını bütünüyle temsil etmeyebilir.
Duygudurum ile Affekt Aynı Şey midir?
Hayır. Duygudurum, kişinin daha uzun süre devam eden genel duygusal yaşantısını ifade eder ve çoğunlukla kişinin kendi anlatımından anlaşılır. Affekt ise görüşme sırasında gözlenebilen anlık duygusal dışavurumdur. Örneğin kişi kendisini günlerdir üzgün hissettiğini söyleyebilir; bu duygudurum bilgisidir. Konuşurken yüz ifadesinin ve ses tonunun nasıl değiştiği ise affekt değerlendirmesinin parçasıdır.
Affektin İçerikle Uyumu Neden Önemlidir?
Duygusal dışavurumun konuşulan konuyla uyumlu olup olmadığı klinik gözlemde dikkate alınabilir. Üzücü bir olay anlatılırken üzüntü ifadesinin görülmesi beklenebilir; ancak insanların duygularını gösterme biçimleri kültür, kişilik ve içinde bulunulan koşullara göre değişir. Bu nedenle tek başına alışılmadık görünen bir yüz ifadesi veya tepki psikiyatrik bir bozukluk anlamına gelmez.
Künt veya Kısıtlı Affekt Ne Anlama Gelir?
Kısıtlı affektte kişinin duygusal dışavurumunun çeşitliliği ve yoğunluğu azalabilir. Künt affektte bu azalma daha belirgin olabilir. Bu özellikler bazı psikiyatrik veya nörolojik durumlarda görülebilse de yalnızca affekt gözlemine dayanarak tanı konulmaz. Kullanılan ilaçlar, kişinin o anki yorgunluğu, kaygısı ve sosyal ortam gibi etkenler de dışavurumu değiştirebilir.
