Aynı tanıya sahip kişilerin yaşadığı güçlüklerin düzeyi birbirinden oldukça farklı olabilir. Bu nedenle yalnız tanının varlığı değil, belirtilerin ne kadar yoğun olduğu ve yaşamı ne ölçüde etkilediği de değerlendirilir. Hafif, orta veya ağır gibi sınıflamalar kullanılan ölçütlere göre değişebilir.
Belirti Sayısı ile Aynı Şey midir?
Hayır. Çok sayıda belirti her zaman daha ağır tablo anlamına gelmeyebilir. Bir veya birkaç belirti bile kişinin güvenliğini, çalışma yaşamını veya temel günlük işlevlerini ciddi biçimde etkileyebilir. Şiddet değerlendirmesi belirtilerin niteliğini, yoğunluğunu, süresini ve sonuçlarını birlikte ele alır.
İşlevsellik Neden Önemlidir?
Kişinin öz bakımını, eğitimini, işini, ilişkilerini ve günlük sorumluluklarını ne ölçüde sürdürebildiği klinik şiddetin anlaşılmasına katkı sağlar. Bununla birlikte dışarıdan işlevsel görünmek kişinin hiç sıkıntı yaşamadığı anlamına gelmez; kişinin öznel yaşantısı da değerlendirilmelidir.
Ölçeklerle Belirlenebilir mi?
Bazı ölçekler belirti şiddetini sayısal olarak değerlendirmeye yardımcı olur. Bu puanlar izlemde yararlı olabilir ancak kullanılan ölçeğin neyi ölçtüğü ve eşiklerin hangi gruplarda doğrulandığı bilinmelidir. Klinik şiddet yalnız bir sayıdan ibaret değildir.
Şiddet Zaman İçinde Değişebilir mi?
Evet. Ruhsal belirtiler yaşam olayları, tedavi, uyku, bedensel sağlık ve başka birçok etkenle zaman içinde artabilir veya azalabilir. Bu nedenle tek bir görüşmede belirlenen şiddet derecesi değişmez bir özellik değildir. İzlem sırasında belirtiler ve işlevsellik yeniden değerlendirilir.
