Panik Bozukluk Nedir?
Panik bozukluk, beklenmedik ve tekrarlayan panik ataklarla seyreden, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen bir anksiyete bozukluğudur.
Birçok kişi ilk panik atağını yaşadığında kalp krizi geçirdiğini, felç olacağını ya da öleceğini düşünebilir. Oysa panik ataklar her ne kadar çok yoğun ve korkutucu yaşansa da, tek başına yaşamı tehdit eden bir durum değildir.
Panik bozukluk tedavi edilebilir bir ruhsal hastalıktır. Erken tanı ve uygun tedavi ile belirtiler büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir.
Panik Bozukluk Nasıl Ortaya Çıkar?
Panik bozukluk, kişinin beklenmedik zamanlarda tekrarlayan panik ataklar yaşaması ve yeni bir atak geçireceğine dair sürekli kaygı duymasıyla karakterizedir.
Birçok insan hayatında bir veya birkaç kez panik atak yaşayabilir. Ancak panik bozuklukta sorun yalnızca atak geçirmek değildir. Kişi zamanla atakların tekrar edeceği korkusuyla yaşamaya başlar ve günlük hayatını bu korkuya göre düzenlemeye başlar.
Bu nedenle panik bozukluk yalnızca ataklardan değil, ataklar arasında yaşanan yoğun kaygıdan da oluşur.
Panik Atak Nedir?
Panik atak, yoğun korku veya rahatsızlık hissinin kısa süre içinde hızla yükseldiği ve çeşitli fiziksel belirtilerle birlikte yaşandığı bir durumdur.
Ataklar genellikle birkaç dakika içinde zirveye ulaşır ve çoğu zaman 10-30 dakika arasında sürer.
Panik atak sırasında kişi şu belirtileri yaşayabilir:
- Kalbinin çok hızlı attığını hissetme
- Nefes alamadığını düşünme
- Göğüste baskı hissi
- Baş dönmesi
- Terleme ve titreme
- Bayılacağını hissetme
- Kontrolünü kaybedeceğini düşünme
- Ölmek üzere olduğuna inanma
Bu belirtiler kişiye son derece gerçek gelir ve çoğu zaman ilk atak acil servise başvurma ile sonuçlanır.
Panik Bozukluk Nasıl Başlar?
Panik bozukluk çoğu zaman ilk panik atakla başlar. İlk atak iş yerinde, evde dinlenirken, araç kullanırken, kalabalık bir ortamda, uyku sırasında ya da hiçbir belirgin neden olmadan ortaya çıkabilir.
İlk atağın ardından kişi genellikle yaşadığı belirtilerin ciddi bir hastalıktan kaynaklandığını düşünür. Kardiyoloji, nöroloji veya dahiliye değerlendirmelerinden sonra fiziksel bir neden bulunamazsa psikiyatrik değerlendirme gündeme gelir.
Bazı kişilerde ilk ataktan sonra uzun süre yeni atak görülmezken, bazı kişilerde ataklar giderek sıklaşabilir.
Panik Bozukluğun Belirtileri
Fiziksel Belirtiler
- Çarpıntı ve kalp atışlarını hissetme
- Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi
- Nefes darlığı veya boğuluyormuş gibi hissetme
- Baş dönmesi ve sersemlik hissi
- Titreme, terleme, mide bulantısı
- Uyuşma, karıncalanma, ateş basması veya üşüme
Psikolojik Belirtiler
- Ölüm korkusu
- Kontrolü kaybetme korkusu
- Delireceğini düşünme
- Bayılma korkusu
- Çevrenin gerçek dışı gelmesi
- Kendini bedeninden kopmuş hissetme
- Sürekli tetikte olma hali
Panik Atak Sırasında Vücutta Ne Olur?
Panik atak sırasında beynin alarm sistemi yanlışlıkla devreye girer. Normalde tehlike karşısında bizi koruyan “savaş ya da kaç” sistemi, gerçek bir tehdit olmamasına rağmen aktive olur.
Bu durumda adrenalin salgılanır, kalp daha hızlı çalışır, solunum hızlanır, kaslar gerilir ve dikkat çevredeki olası tehditlere yönelir.
Aslında beden gerçek bir tehlike varmış gibi davranmaktadır. Ancak ortada gerçek bir tehlike bulunmamaktadır.
Bu nedenle panik atak sırasında yaşanan belirtiler rahatsız edici olsa da tehlikeli değildir.
Kimler Risk Altındadır?
Panik bozukluk her yaşta görülebilmekle birlikte genellikle genç erişkinlik döneminde başlar.
- Ailede panik bozukluk öyküsü bulunması
- Yoğun stres dönemleri
- Travmatik yaşam olayları
- Çocukluk çağı ihmal veya istismar öyküsü
- Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri
- Yüksek kaygı düzeyi
- Bazı fiziksel hastalıklar
- Yoğun kafein ve uyarıcı madde kullanımı
Kaçınma Davranışları
Tedavi edilmediğinde kişi yalnızca panik ataklardan değil, panik atak geçirme ihtimalinden de korkmaya başlar. Bu durum zamanla kaçınma davranışlarına yol açabilir.
Kişi kalabalıklardan uzak durabilir, toplu taşıma kullanmayabilir, uzun yolculuk yapmaktan kaçınabilir, AVM'lere gitmek istemeyebilir, yalnız kalmakta zorlanabilir veya evden çıkmamaya başlayabilir.
Bu süreç bazı kişilerde agorafobi adı verilen tabloya dönüşebilir.
Panik Bozukluğun Nedenleri
Panik bozukluk tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Araştırmalar biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını göstermektedir.
Biyolojik Faktörler
Beyindeki kaygı ve korku devrelerinde görev alan amigdala, hipokampus ve prefrontal korteks gibi bölgelerin aşırı duyarlı çalıştığı düşünülmektedir. Serotonin, noradrenalin ve GABA sistemlerindeki değişiklikler de panik belirtilerini etkileyebilir.
Psikolojik Faktörler
Bazı kişiler bedensel belirtileri felaketleştirme eğilimindedir. “Kalbim hızlı attı” düşüncesi “kalp krizi geçiriyorum” şeklinde yorumlandığında kaygı artar ve panik döngüsü beslenir.
Panik Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?
Panik bozukluk tedaviye oldukça iyi yanıt veren ruhsal hastalıklardan biridir. Tedavi kişiye özel olarak planlanır.
Psikoterapi
Bilimsel çalışmalarda en etkili yöntemlerden biri Bilişsel Davranışçı Terapi olarak gösterilmektedir. Terapi sürecinde kişi panik döngüsünü öğrenir, bedensel belirtileri doğru yorumlamayı öğrenir, felaketleştirici düşünceler üzerinde çalışır ve kaçınma davranışlarını azaltır.
İlaç Tedavisi
Bazı durumlarda psikiyatri uzmanı tarafından ilaç tedavisi planlanabilir. İlaç tedavisi atak sıklığını azaltabilir, kaygı düzeyini düşürebilir ve günlük işlevselliğin yeniden kazanılmasına yardımcı olabilir.
Panik Atak Geçiren Yakına Nasıl Yardım Edilebilir?
Panik atak yaşayan bir kişiye yaklaşırken sakin ve destekleyici olmak önemlidir.
- Sakin bir ses tonuyla konuşmak
- Kişinin güvende olduğunu hatırlatmak
- Yanında kalmak
- Yavaş ve düzenli nefes almasına yardımcı olmak
- Yargılayıcı ifadelerden kaçınmak
“Abartıyorsun”, “kendine gel”, “bunda korkacak ne var” veya “bir şeyin yok” gibi ifadelerden kaçınmak gerekir.
Ne Zaman Profesyonel Yardım Alınmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması önerilir:
- Tekrarlayan panik ataklar yaşanıyorsa
- Atak geçirme korkusu günlük yaşamı etkiliyorsa
- Sosyal yaşam, iş veya okul hayatı zarar görmeye başladıysa
- Kaçınma davranışları geliştiyse
- Sürekli kaygı ve tetikte olma hali oluştuysa
Erken dönemde alınan destek, hastalığın kronikleşmesini önleyebilir.
Sonuç
Panik bozukluk, kişinin yaşamını önemli ölçüde etkileyebilen ancak tedavi edilebilir bir anksiyete bozukluğudur.
Yaşanan belirtiler son derece yoğun ve korkutucu olsa da panik ataklar kalıcı zarar vermez. Doğru tanı, uygun psikoterapi yöntemleri, gerektiğinde ilaç tedavisi ve düzenli takip ile birçok kişi panik ataklarını kontrol altına alabilir.
Yardım istemek, iyileşme yolunda atılan en önemli adımdır.