Travma ve dayanıklılık

Çileğin Tohumları ve Hatay'ın Hafızası

Yeşil yaprakların arasında dış yüzeyindeki tohumları görünen kırmızı çilek

Geçtiğimiz günlerde Hatay'ın Yayladağı ilçesine gittim. Hatay'ın bereketli topraklarında uzaktan bakıldığında kırmızı bir örtü gibi görünen çilek bahçelerinin arasında yürürken insanın aklına önce kokusu geliyor. Ardından rengi, sonra da tadı...

Yayladağı çileği insanların söylediği gibi gerçekten farklıymış. Güneşi, toprağı ve emeği bıkmadan ve usanmadan üzerinde taşıdığını gördüm bu meyvenin. Bir ara, kokusunun dahi muhteşem olduğu çileklerden birisine uzun süre baktığımı fark ettim.

Psikiyatrist olmanın bir sonucu olsa gerek; bazen günlük hayatın içinde karşılaştığımız sıradan şeyler, insan ruhuna dair güçlü çağrışımlar yapabiliyor. Veya mesleki algısal seçicilik.

Tohumlarını Saklamayan Meyve

Çileğin ilginç bir özelliği vardır. Birçok meyvenin aksine tohumlarını içinde saklamaz. Çekirdekleri dış yüzeyindedir. Yağmura, rüzgâra ve dokunan her şeye açıktır.

O anda aklıma travma geldi.

Özellikle de Hatay'ın yaşadığı o inanılmaz büyük travma...

Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan kişilerde anılar bazen olması gerektiği gibi geçmişte kalmaz. Bir ses, bir koku, bir görüntü ya da beklenmedik bir hatırlatıcı, yaşananları yeniden bugüne taşıyabilir. Sanki anılar zihnin derinliklerinde değil de yüzeyindeymiş gibi...

Çileğin dışarıda duran tohumları bana biraz bunu hatırlattı.

Hatay'ın Hafızası

6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da birçok insan yalnızca evlerini değil, güven duygularını, alışkanlıklarını ve maalesef sevdiklerini kaybetti. Depremin üzerinden kısmen biraz zaman geçmiş olsa da bazı yaralar halen taze. Çünkü travma, takvimden çok daha farklı bir hızda iyileşir.

Ama çileğe bakarken aklıma gelen tek şey travma değildi.

Aynı zamanda dayanıklılıktı.

Çünkü bütün savunmasız görüntüsüne rağmen çilek yetişmeye devam eder. Yağmura rağmen büyür, rüzgâra rağmen tutunur ve yeniden meyve verir. Karamağaradan gelen kuvvetli esintiler sağından solundan geçer çileklerin. Sadece geçip giderler.

Yeniden Umut Üretebilmek

2026 yılında Hatay'da yaklaşık 10 bin ton çilek üretimi bekleniyor. Bu mekanik rakam yalnızca tarımsal bir veri değil; aynı zamanda yeniden ayağa kalkmanın, üretmenin ve geleceğe bakabilmenin de bir göstergesi. Her şeye rağmen var olmanın göstergesi.

Hatay da tıpkı çilek gibi...

Yaralarını taşıyor ama büyümeye devam ediyor.

Bu şehrin dar sokakları, kültürel zenginliği, insan sıcaklığı ve üretkenliği yeniden hayat bulacaktır. Çünkü iyileşmek yaşananları unutmak değil; onlarla birlikte yaşamayı öğrenerek yeniden umut üretebilmektir.

Yayladağı'nın lezzetli ve mis kokulu çilekleri bana bunu hatırlattı.

Tohumlarını saklamadan yaşamaya devam eden bir meyve...
Yaralarını gizlemeden yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir şehir...
Tüm Yazılara DönRandevu Al